4 Kasım 2019 Pazartesi

The Dogs of Ancient Egypt by Jimmy Dunn


The Dogs of Ancient Egypt

by Jimmy Dunn

The Dogs of Ancient Egypt
We, and everyone else it seems has given homage to the cats of ancient Egypt, but dogs too were important, both as symbols of gods and as domesticated animals. Certainly they were pets, but it is difficult to say whether dogs were as beloved by their Egyptian owners as cats. They were never shown as animals to be petted. But as in modern times, their uses were much more diverse. Nevertheless, they were mummified and they were often buried with owners, or sometimes in their own coffins. At Abydos, part of the cemetery was set aside for dogs near the graves of women, archers and dwarfs.
The Dogs of Ancient Egypt
Egyptian probably first domesticated the cat, but dogs were most likely domesticated in other parts of the world. Notably, the first domestication of dogs from wolfs occurred in Persia, North America and possibly Northeast Africa.The earliest reference to dogs in Egypt comes to us from the predynastic period.
The Dogs of Ancient Egypt
Bones of domesticated dogs have been discovered dating to the fifth millennium BC in Egypt, and we find the first representation of domesticated dogs on the Moscow cup from the Badarian age (4000-4500 BC). We begin to find natural representations of dogs with collars on the Asmolean Palette and the Hunting Palette. These palettes date from the predynastic era during the Naqada II (3500-3000 BC). But we find many more domesticated dogs in murals starting in the Old Kingdom.
The Dogs of Ancient Egypt
The ancient Egyptian word for dog was "iwiw", which referred to the dog's bark. They served a roll in hunting, as guard and police dogs, in military actions and as household pets.
The Dogs of Ancient Egypt
They are well known to us from ancient Egyptian paintings, but their breed is still difficult to discern completely. However, these pictures show resemblance to basenji, saluki, greyhounds, mastiffs others.
The Dogs of Ancient Egypt
Some of the possible breeds derived from ancient Egyptian Dogs
The Dogs of Ancient Egypt
We even know many ancient Egyptian dog's names from leather collars as well as stelae and reliefs. They included names such as Brave One, Reliable, Good Herdsman, North-Wind, Antelope and even "Useless". Other names come from the dogs color, such as Blacky, while still other dogs were given numbers for names, such as "the Fifth". Many of the names seem to represent endearment, while others convey merely the dogs abilities or capabilities. However, even as in modern times, there could be negative connotations to dogs due to their nature as servants of man. Some texts include references to prisoners as "the king's dogs".
The Dogs of Ancient Egypt
The Dogs of Ancient Egypt
Anubis is often referred to as the jackal headed god, but Egyptians seem to have identified other dogs with this god, and at times domestic dogs were buried as sacred animals in the Anubieion catacombs at Saqqara. Anubis (Inpew, Yinepu, Anpu) was an ancient Egyptian god of the underworld who guided and protected the spirits of the dead. He was generally depicted as a black jackal-headed man, or as a black jackal. The Egyptians would have noticed the jackals prowling around the graveyards, and so the link between the animal and the dead was formed in their minds.
The Dogs of Ancient Egypt

The Dogs of Ancient Egypt

Mısır Mitolojisi Tanrıları Aile Ağacı



Mısır Mitolojisi Tanrıları Aile Ağacı


Mısır Mitolojisi Tanrıları Hakkında

Mısır Mitolojisi’ne değinmeden önce bu aile ağacı net ve tarihsel olarak doğru değil, çünkü bizim sandığımız Mısır tanrıları daha çok bireysel şehirlere (Thebes, Heliopolis, Memphis, vb.) dayanan benzeyen ama tıpatıp benzemeyen tanrılar.  3000 yıldan fazla süreli tarihleri ile çok fazla değişiklikten geçmişler. Bu kadar benzer ama aynı olmayan tanrıyı aynı resme sığdırabilmek hoş bir şey. Bazıları da aynı zamanda bu tanrıların kendi versiyonlarının aynıları, ancak bazıları da nerde ve ne zaman sorduğunuza bağlı olarak birbirleriyle ilişkilendirilebiliyorlar. Şimdi tarihsel sorumluluğu üzerime almadığımı söylediğime göre, bakalım ne tür tanrılarımız varmış :
Mısır Mitolojisi

NUN

Nun bir kişiden çok bir yer, ancak bazen de bir kişi. Çoğu antik Mısır yapımı efsaneler ilk tanrının karmaşık bir sulu cehennemden geldiğini, ve hikayeye göre de Nun ya sulu cehennemde yaşıyor ya da yaşamış. Aynı zamanda Hermopolis’ten gelen daha tuhaf bir efsane var. Nun ve eşi (Ki bu durumda bayan-Nun oluyor) yılan tanrılardan ilk ortaya çıkıp içinde Ra olan yumurtayı yapan iki tanesiymiş.

APEP

Tanrım, görünüşe göre her tapınağın devasa bir yılanı var. Ve bunlar hiç iyi yılanlar değil, biliyor musunuz? Özellikle de Apep. Evrenin oluşması için onun yenilmesi gerekiyormuş ve hala dünyanın ucunda pusuda bekleyip, bazı şeyleri bozuyormuş. Apep kötü olan her şey için öyle ya da böyle suçlanırmış (fırtınalar, kıtlıklar, istilalar, depremler vb.) Günlerinin çoğunu Ra’nın gemisindeki tanrılara tanrılara saldırarak geçirir, ve geceleri yeraltı dünyasında parçalara ayrılırmış.

ATEN

Bence Aten oldukça heyecan verici. Hayatının çoğunda, güneşin idolleşmiş bir versiyonu olmuş. Ve Ra’nın bir versiyonu olarak görülmüş. Ama bu Firavun’un değersiz Tanrı-Kral ünvanını almak için oldukça hırslı olan  Amenhotep 4’ü adlandırılmasından önceymiş. Amenhotep kendini Akhenaten olarak adlandırmış, Aten’i tek gerçek tanrı olarak ilan etmiş, kendini Tanrı-Kral-Papa olarak ilan etmiş, ve saltanatının kalanını ona karşı gelen insanların tapınaklarını yok ederek geçirmiş. Söylemem gerekir ki (Tarih öncesi insanlar dini olarak hoşgörülü demeyeceğim) görünüşe göre pek çok tapınak için ne kadar çok o kadar iyi demişler. Yani diğer insanların tanrılarını da kendilerininki gibi benimsemişler. Belki ikinci derecede, ama yeterince gerçek. Bir grup “benim tanrım en iyisi”, “benim tanrım tek tanrı” dediği zaman problem çıkıyor zaten. Bu da Akhenaten’in dininin onunla birlikte neden öldüğünü açıklıyor.

RA

Ra hem ilk tanrı, hem de tanrıların ilk firavunudur (ataları tarafından getirilmiştir), bu da insan firavunun tek modeli olmasını anlamlı kılıyor. Botunu (güneşi) gün boyunca gökyüzünde, geceleri de yeraltı dünyasında sürüp, kaos güçleri tarafından gelen saldırıları durmadan savuştururmuş. Mısır’ın doğusundan getirtilen pek çok tanrıça tanrı ağacında Ra’nın kızları olarak birleştirilmişler. Bu güneşin doğudan doğması yüzünden mi acaba?

ATUM

Atum genellikle taht üzerinde, bazen de bir koç kafasıyla, bazen asasına dayanan yaşlı bir adam olarak tasvir edilir. Bir çeşit asıl yaratıcı tanrıdır, ama birkaç bin yıl sonra Ra ile, Ra da Amun ile değiştirilmiştir. Eski zamanlarda, Atum’un kendini yarattığı ve sonra tanrıların sonraki jenerasyonunu ya tükürerek, ya da elinde tuttuğu “kutsal kadın yaratma özü” ile nerede olduğunu tahmin ettiğiniz “kutsal erkek yaratma özü” nü birleştirerek yarattığı söylenir.

AMUN

Yemin ederim bu onun asıl şapkası. Amun Thebes tanrılarının patronu olarak başladı, ve Thebes Mısır için önemli hale geldikçe Amun da geldi.Ta ki Ra ile kutsalın kendisi olan büyük kral tanrı olarak birleşip Amun-Ra olana kadar. Ki bu da adının “gizlilik” anlamına geldiği, ve güneş tanrısı olarak yeteneğiyle ilgilenmediğini gösterir. O (ve Ra ve birkaç tanesi daha) kendisini önce yaratıp sonra her şeyi yarattığı için bir noktada geçmişe dönük olarak yeterince önemli sayılırlar.

MUT

Thebes’deki halka göre Amun’un karısı ve tüm diğer tanrıların anası. Aslen, Amun’un “Amaunet” adında başka bir karısı vardı ama bu basitçe “Bayan-Amun” demekti, yani muhtemelen bir vekildi. Oradan bağımsız olarak tapılan Mut’a nasıl geldiğimizin belirgin olduğunu sanmıyorum, ama bu olay milattan önce 2000 yılında falan meydana gelmiş. Sadakat, çocuk doğumu ve annelik ile ilgilenirmiş, ve okuduğum bir kitaba göre bazen uzanmış kanatları olan bir tanrı, kalkmış bir penis ve üç baş (kerkenez, aslan ve insan) ile tasvir edilirmiş.

HATHOR

Atum’un elindeki “kutsal tanrı yaratma özü” nü hatırlıyor musunuz? Şimdi de “ Atum’un Eli” ile tanışın, ama Hathor ile ilgili birkaç kinayeli takma adlar var bunda. “Vajina’nın Metresi” insan olan firavunun ruhani annesiydi, ve karısı da onun baş rahibesiydi. Yani düşününce kralın karısı ve ruhani annesiydi. Aynı zamanda sanatın ve sarhoşluğun baş tanrıçasıydı.

SEKHMET

Sekhmet savaşın ve şiddetin ateş püskürten aslan kafalı tanrıçasıydı. Bu yüzden ibadetinin çoğunluğunun onu uzak tutmak için olması normal. İnsanoğlunun Düşüşü’nde büyük rol oynuyor, ki bu hikayede insanoğlunun Ra’ya karşı ayaklanması ve Ra’nın da hepsini mahvetmesi için Sekhmet’i yollaması, ancak Sekhmet’in olayı çok ileri götürüp kimseyi öldürmekten geri kalmaması ve yarattığı kan okyanuslarında gezinmesi anlatılıyor. Bu yüzden de Ra kırmızıya boyanmış binlerce fıçı alınmasını ve her yere dökülmesini emrediyor, ve kana doymayan Sekhmet o kadar sarhoş oluyor ki, insan ırkını yok etmeyi bitiremiyor. Ayrıca Ra’nın çok hayal kırıklığına uğradığı, Sekhmet’in de onu neşelendirmek için soyunduğu bir hikaye de okumuştum.

BASTET

Bastet hamile kadınlarla, genç firavunlarla ilgilenen ve yeraltı dünyasında ölü insanlara rehberlik eden anaç bir tanrıçaydı. Müzede mumyalanmış bir kedi görürseniz, muhtemelen bunun onunla bir ilgisi vardır.

MAAT

Kutsal adalet ve kanunun tanrıçası. Bundan da önemlisi, o ve adını aldığı konsept evrenin doğru düzeni olan gerçek, adalet, sağlık, refah, uyum ve genel iyiliğin temsilcisi olmuştur. Bazen ölünün kalbini tüy ile tartıp yargılayan biri olarak tasvir edilir. Eğer kalbi hafifse ölü olan Osiris’in kutsanmış diyarına gider: Eğer kalbi daha ağırsa o kişi varlığı sona erene kadar bir canavar tarafından yenilir.

SHU

Shu dünya, atmosfer ve gökyüzü arasında olup, aşağı yukarı “boşluk” olarak tasvir edilen tanrıydı. Bir noktada çocuklarının birbirlerine aşık olduğunu (ebeveynlerinin aksine değil) farkeder. Bundan öylesine nefret eder ki onları zorla ayırır, Geb’i aşağıda ve Nut’u da yukarda tutar, bu yüzden biz de dünya ve gökyüzü arasındaki yerde kendimizi buluruz ve bunun çok fazla muhteşem resmi ile karşı karşıya kalırız. Bilirsiniz, bu gördüğüm ensest ilişkiyi onaylamayan ilk tanrı.

TEFNUT

Tek bildiğimiz Shu’nun dişi aslan başlı eşi olması. Ki bu oldukça şaşırtıcı çünkü görünüşe göre bir zamanlar oldukça büyük bir olaymış.

KHONSU

Khonsu’yu yandan at kuyruğu ile çizdiğimi farketmişsinizdir. Buna Gençlik Zülüfü deniyor ve antik Mısır sanatında gençliği vurguluyor. Khonsu aslen diğer tanrıların güçlerini onların organlarını yiyerek absorbe eden cani ve yamyam bir tanrıydı. Ama birkaç yıl sonunda daha çok o zamanın yumuşak tanrısına dönüşüp, ölçü ve refah getirmiştir.

PTAH

Saf hallerinde ilkel kalıcılık ve madde ve şeklin yaratıcı tanrısı. Memphis’in en yüce tanrısıydı, ve kendini zamanın başlangıcında hiçlikten yarattı. Sonra da diğer tanrıları yaratmak için onların adından bahsetti. Eğer bu kulağa tanıdık geliyorsa, bu bölümdeki tanrıların bir şehrin yaratıcıları ya da başları olmalarındandır. Ptah aynı zamanda insanlığı çömlekçi çarkında oluşturarak yaratmıştır, ancak bazı geleneklerde bunu onun yerine Khnum yapmıştır.

QADESH

Mısır ağacına eklenmiş ve oldukça popüler olmuş Kenanlı seks tanrısı. Genellikle bir elinde lotus çiçekleri, diğerinde de yılanla tasvir edilir, ve genellikle burada çizilenden çok daha çekingendir.

RESHEP

Salgın ve savaşın kenanlı tanrısıdır. Qadesh gibi Mısır tanrılarına sonradan katılmıştır.

TAWERET

Hipopotamusa benzeyen bir tanrıçadır. Gerçek bir hipopotamus gibi çocuklarını korumada tamamen vahşidir. Ayrıca sıklıkla aslan pençeleri, timsah kuyruğu, ve sarkık göğüslerle tasvir edilir.

BES

Bes ilginç olanlardan biri.  Antik Mısır’daki ilahların çoğu genç, güzel ve yan taraftan çizilirken, Bes çoğunlukla sakallı şişman ve ufak bir adamın önden portresi gibidir. Şeytanlardan korkan önemsiz bir karakter olarak başlamış olsa da, birkaç bin yıl sonra evlerin koruyucusu ve eğlencenin tanrısı olarak bolca konuşulmuştur. Okuduğum bir kaynak erkek aslanın önden görünüşünden sonra başlangıçta modellendiğini iddia ediyor.

IMHOTEP

Imhotep tanrılaştırılmış bir insandır, çok havalı değil mi? Asıl, tarihi Imhotep milattan önce 3. Milenyumda yaşamış ve Firavun’un bir danışmanı, Ptah’ın bir peygamberi ve ilk piramidin mimarıdır. Ve tıpta göstermiş olduğu dahiliği ile halkın aklında diğer efsanelerle birleşmiş ve tıp ve iyileştirici tanrısı olarak yer etmiştir.

NEFERTEM

Güzelliğin ve güzel kokunun tanrısıdır. Lotus çiçeğinden doğmuştur ve genellikle kafasında bir lotus çiçeği ile tasvir edilir.

GEB

Dünya tanrısıdır ya da kaynağa göre dünyanın kendisidir. Ve notlarımda da “ensest rüyaların alt üst olduğu, Okyanusların da gözyaşları olduğu” yazılı. Bu hikaye’nin devamı için Shu’nun altındaki açıklamayı okuyunuz.

NUT

Gökyüzü tanrısı, ya da kaynağa göre gökyüzünün ta kendisidir. Geb hemen hemen her ensest hikayede rol oynar. Söylediklerine göre her gece güneşi yutar ve her sabah da onu yeniden doğururmuş, ama bunu tabloda nasıl göstereceğimi bilemediğim için göstermedim.

BABI

Daha çok komik olduğu için buraya çizdiğim az bilinen sinirli şebek tanrıdır. Hemen hemen her Mısırlı’nın şebekleri ölmüş ataları olarak düşündükleri bir dönem olmuş, bu yüzden Babi ölümden sonraki yaşamla ilişkilendirilmiştir.

MIN

Hiç “şehvet düşkünü” kelimesini duydunuz mu? Ben de duymamıştım. Bu sözcük, ereksiyon olmuş heykel ve dinsel ikonları açıklamak için kullanılan bir sıfat ve Min bunun baş örneği. Erkek üremesinin tanrısı ve genellikle bir elinde hava ve öbür elinde, öhöm, şehvet aleti ile tasvir edilir. Antik Mısır insanları bazen randevu akşamları için onun Antik Mısırlı kolyelerini takarlardı.  Aynı zamanda beyaz bitki özü olan bir çeşit marulla da ilişkilendirilmiştir.

ISIS

Bilge, büyülü ve sıradışı bir biçimde kurnaz olmasıyla Isis tüm tanrıların içinde en önemli olan tanrıça. Kadınlığın Mısır idealini temsil ediyor. Osiris’in karısı ve Horus’un annesi, bu da onu tüm firavunların sembolik annesi yapıyor. Adı “taht” demek ve sıklıkla başının üzerinde bir tahtla temsil ediliyor.

OSIRIS

Osiris krallığını Shu’dan alan Geb’ten almıştır. Ve o da ilk tanrıdan almıştır. (Okuduğunuz geleneğe göre birkaç tanrı olabilir.) Ama çok yaşamamıştır, çünkü kardeşi Set onu öldürmüş ve parçalarına ayrılmıştır ve parçalarını da Mısır’a dağıtmıştır. Ve Osiris’in çocuğu olmadığı için, bu da Set’i firavun yapmıştır. Bu sırada Isis de çok üzülerek Osiris’in parçalarını toplayıp onu hamile bırakacak kadar diriltmek için büyüsünü kullanmıştır. Ama bu büyü o kadar uzun sürmüştür ki bu sefer de kalan zamanını yeraltı dünyasında ölümden sonraki yaşamın baş tanrısı olarak geçirmek için ölmüştür. Söylemeliyim ki bu, zombi seksi ile ilişkilendirilmiş okuduğum ilk hikaye.

Nephthy

Nephthy Seth’in herkesin ona sırt çevirdiği anda ona sırtını çeviren karısıdır. Onun resimleri acı verici derecede sıkıcıdır.  Genellikle ismi başının üzerinde olan sıradan bir kadın olarak çizilir.

SET

Pekala, siz sormadan söyleyeyim, Set’in kafası gerçek bir hayvanınkine benzemiyor çünkü o zaten sadece Mısır mitolojisinde ortaya çıkmış, siyah derili, sivri kulaklı, kıvrımlı hortumlu köpeğimsi bir yaratık olan Set denen hayvanın kafasıddır. Set o kadar pisti ki sıradan bir hayvan bile değildi. Güçlü, savaşçı, çabuk öfkelenen, kaba biriydi ve suçun, hastalığın, fırtınanın, kuraklığın, salgının ve yabancı toprakların tanrısıydı. Mısırlılar inatçılığın, içe kapanıklığın ya da bencilliğin düşkünü değillerdi, ancak bu özelliklerin de hepsi Set’de mevcuttu. Ama tüm bunlar için, firavun olarak geçirdiği zamanda (bu pozisyonu kardeşini öldürerek almış olsa bile) bölgesini korumada oldukça iyi iş çıkarmıştır. Set’i doğru amaç için kullanılırsa faydalı olabilecek tüm kötülüğün tanrısı olarak düşünün (kabalık, tehdit etme, tehlike vb.)

HORUS

Horus tanrıların egemen firavunudur. Her insan firavun onun vücut bulmuş halidir. Hikaye annesinin ona zombi Osiris’ten hamile kalmasıyla devam eder ve amcası Set zorla aldığı tahtta otururken doğup gizlice büyütülmüştür. Yeterince büyüdüğünde Set’e karşı gelmiş ve krallığını istemiştir. Set Horus’un genç ve tecrübesiz olduğunu düşünmüş ve onu Set’den daha iyi olduğunu belirtecek bir dizi yarışmalardan geçirerek lider olabileceğini ispatlamasını istemiştir. Ve tüm insanlar Horus’un vücut bulmuş halleri olduğu için, ikisini de zaten hak eden krallardır ve her şeyde herkesten iyilerdir.

ANUBIS

Anubis mumyalamada ve balmlamanın oldukça yakışıklı tanrısıdır ve Osiris tarafından bu role getirilmeden çok önce de ona tapılmıştır. Ama işte bulduğum ilginç bir şey: Mısır milattan önce 250-300 yıllarında Yunan firavunlar tarafından yönetilirken, Anubis Hermanubis olmak için Hermes ile birleşmiştir.

APIS

Güç ve kuvvetin tanrısıdır ve Ptah’ın oğlu ve/ya da elçisidir. Memphis’de, Apis’i temsil etmek için gerçek siyah bir boğa kullanmışlardır, ve bu boğa “alnında beyaz üçgen var mı” “arkasındaki lekeleri kanada benziyor mu” ve “dilinin altında böcek büyüklüğünde topak var mı” gibi sorularla seçilmiştir. Bir boğa bu sorulara cevap verirse, 25 yaşına kadar, hayatını lüks içinde, ineklerle dolu özel bir otlakta geçirir ve öldüğünde devasa bir cenaze düzenlenir ve yerine gelecek biri aranmaya başlanır. Bir yerde firavunun ölümden sonra gökyüzüne yükselmek için Apis’in penisinin gücünü kullandığını okumuştum.

KHEPRI

Khepri doğan güneşin tanrısıymış ve gübre topu büyüklüğünde böcek sürüleri ile gökyüzünde gezermiş. Genellikle kafası böcek olarak tasvir edilir.

HAPY

Hapy çoğunlukla çok fazla bitki ve yiyecek taşıyan sarkık memeli şişman mavi bir adam olarak tasvir edilir. Nil’deki yıllık sellere sebep olan tanrıdır. Bu sandığınızdan da büyük bir olay çünkü bölgenin tarımı için bunun büyük bir önemi vardı.

THOTH

Ayın tanrısıdır, ve tüm takvimler aya dayanarak yazıldığı için aynı zamanda yazının, matematiğin, kayıt tutmanın, yazmanın ve bilginlerin tanrısıdır. Yazıyı ve aracılı anlaşmazlıkları icat etmiştir. Aynı zamnda Set’in kazara Horus’un spermi bulunan marulu yemesi, hamile kalması ve sonra da Thoth’un onun alnından doğduğuna dair bir hikaye de bulunmaktadır.
Düzeltme: Şu ufak bilgiyi de versem iyi olacak. Hikaye Horus ve Set’in kim firavun olsun yarışı sırasında gerçekleşmiştir. Bir gece birliktelerken sarılarak uyumuşlardır ve Set Horus’a baskın gelir gibi olur. Ama Horus elindeki spermi alır ve onu büyülü annesi olan Isis’in yardımı ile fırlatır. İntikam için Horus bahçeye gider ve Set’in en sevdiği marulu döller, Set olanlardan bihaberdir. Çok geçmeden Set Horus üzerinde erkeksi şeyler yaptığı konusunda övünür, Horus da bunu reddeder. Bu yüzden tanrılardan biri ikisinin de spermini  çağırır. Set’inki bataklıktan, Horus’unki ise Set’in içinden cevap verir. Ve sonra Set’in başında parlayan bir plak belirir ve o plak da Thothdur. (ya da öyle bir şey). Başka ve daha sık anlatılan bir hikayede de çoktan varolan Thoth Set’in kafasındaki plağı alır. Ama ben diğer versiyonu seçtim çünkü çok daha komik.

SESHAT

Dürüst olmak gerekirse, Seshat ile ilgili en çok sevdiğim şey leopar derili elbisesi. Adı gerçekten de “çekici dişi” anlamına geliyor ve yazmakla ilgili olan hemen hemen her şeyin tanrısı.

NEITH

Neith Nun’un bir çeşit dişi kopyasıydı. Bazen her şeyi onun başlattığı söylenilir, ancak güneş tanrıları kadar değil. Aynı zamanda doğumun kendisini ve dokumayı icat etmiştir. Ki bu da mumyalamayı mümkün kılmıştır. Aynı zamanda oklar ve yaylar ile de ilişkilendirilmiştir. Horus ve Seth arasındaki yarışlar boyunca, Seth istediğini yapmazsa gökyüzünü düşüreceği konusunda onu uyarmış.

KHNUM

Çömlekçi çarkında insanoğlunu yaratan (okuduğunuz versiyona göre değişir) ustalığın, suyun ve toprağın koç başlı tanrısıdır.

SATET

Satet Nil nehrinin taşmasında rol üstlenen birkaç tanrıdan biriydi, ki bu da Mısır tarımı için oldukça önemliydi.

WADJET

Muhtemelen bundan daha önce bahsetmem gerekirdi, ancak tarihinin çoğunda antik Mısır aslında iki krallıktan oluşuyordu: Yukarı Mısır ve Aşağı Mısır. Ki bunlar kafa karıştırıcı bir biçimde kuzeyde ve güneydeydiler çünkü adları aslında yükseklikleri ile alakalıydı.Aşağı Mısır Akdeniz’e yakın olan aşağıda bulunan alanlardı, Yukarı Mısır ise Akdeniz’e uzak olan yukarı kesimlerdi. Wadjet Aşağı Mısır’ın tanrıçası ve koruyucusuydu.

NEKHBET

Nekhbet Wadjet’in Yukarı Mısır’daki eşitidir.

SERKET

Serket hayranlarını zehirden koruyan iyileştirici tanrıdır. Genellikle bacaksız,pençesiz, başında iğnesiz bir akreple tasvir edilen bir kadındır. Çünkü akrep zehirini etkisiz hale getirir. Ama ben onun yerine onu bacaklı, pençeli ve başında iğneli bir akreple çizdim çünkü alternatifini denediğimde karidese benziyordu.

ANUKET

Anuket de tıpkı Satet gibi Nil’in bir tanrıçasıdır. Oldukça modern baş süsü takar.
İşte hepsi bu kadar! Ya da en azından, çizdiğim tanrılar için hepsi böyle. Daha çizmediğim çok var ama onlar önemsizlerdi ya da sadece tek bir şehirde onlara tapılıyordu. Ya da tanrıların ikinci ismiydiler.

Kaynakça :
Mısır Mitolojisi Soyağacı  The Egyptian God Family Tree

Mısır’da 8 milyon köpek mumyası bulundu






Mısır’da 8 milyon köpek mumyası bulundu


İngiliz gazetesi DailyMail’in iddiasına göre Mısır’ın Sakkara çölünde Cardiff üniversitesi tarafından yürütülen arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda 8 milyon adet köpek mumyası bulunmuş. Bu kazı çalışmasının finansal sponsoru National Geographic dergisiymiş.
Bu köpek mumyaları 2500 yıl önce inşa edilen karmaşık bir yer altı tünelleri sistemindeki katakomblara yerleştirilmiş.
Arkeologların iddiasına göre bu kadar çok köpeği, yıllarca Anubis adlı Mısır “putuna” kurban etmek isteyen “hacılar” getirmiş.
Gazetenin “8 milyon köpek mumyası bulundu” iddiasına rağmen ellerinde bu anormal sayıyı kanıtlayan fotoğraf olmaması dikkat çekici.
Cardiff Üniversitesi Arkeoloji, Din ve Tarih bölümünden Dr. Paul Nicholson “antik Mısır’daki dindar insanların bu tarz adak eylemlerinde bulunup, köpekleri kurban edip, mumyalanma ücretini ayrıca yetkililere ödemiş olabileceğini” iddia ediyor.
Bu durumda bu kadar çok köpek kurbanın mumyalanma ücreti üzerinden “din yetkililerinin yani Mısırlı rahiplerin” iyi bir rant kapısına sahip olduğu ortaya çıkıyor.
Böylesi bir “rant kapısı” tarih boyunca her zaman putperestliği beslemiştir.
Barış Tarımcıoğlu/Haricihaber.com

Mısır’da 2000 yıllık hayvan mezarlığı bulundu

Mısır’da 2000 yıllık hayvan mezarlığı bulundu


Mısır’da 2000 yıllık hayvan mezarlığı bulundu 

Mısır’da, içinde köpeklerin, maymunların ve kedilerin bulunduğu yaklaşık 2000 yıllık bir hayvan mezarlığı gün yüzüne çıkarıldı
Mezarlıktaki bazı hayvanlar, demir tasmalarıyla gömülmüş olarak bulundu. İki yavru kedinin yanında ise devekuşu yumurtası kabuğundan boncuklar bulundu. Araştırmacılar, buradaki hayvanların altına hasırlar döşendiğini veya çanak çömleklerin altına oturtulduklarını, yani hayvanların bir çöp gibi kenara atılmadığını, bu hayvanların kasıtlı olarak gömüldüklerini belirtti.

misir2.jpg
Arkeofili’de yer alan habere göre; Polonya Bilim Akademisi'nden Marta Osypinska, Journal Antiquity dergisinde yazdığı makalede, buradaki hayvanların gömülme biçiminin, bugüne ait bir değer olarak gördüğümüz insan ile evcil hayvan arasındaki duygusal ilişkiye işaret ettiğini söylüyor.
Osypinska ve meslektaşları, Kızıldeniz yakınındaki eski Mısır'da bir liman kenti olan Berenike kentinde yürüttükleri kazı sonucunda bu hayvan mezarlığına rastladı. Şehrin özellikle Afrika filleri için savaş alanlarına gidişte bir istasyon görevi görmüş olduğu bilinmekteydi. Mezarlığın bulunduğu şehrin büyük bir ticaret merkezi olduğu ve 1. ve 2. yüzyıllarda Romalıların elinde bulunduğu bilinmekte.
HAYVANLAR ÇÖMLEK PARÇALARIYLA GÖMÜLMÜŞ
Romalıların evcil hayvanlarını, özellikle de köpekleri oldukça seviyordu. Berenike'de bulunan bir mezarda Roma'dan ya da Yunanistan'dan getirilmiş bir köpek bulundu. Mastif benzeri köpeğin karnında balık ve keçi etinden yapılmış son yemeğine dair buluntulara da rastlandı. Bu köpeğin kemiklerine yapılan analizler, günümüzde hala birçok köpekte karşılaşılan bir kemik kanserine sahip olduğunu gösterdi. Araştırmacılardan Steven Sidebotham, bu köpeğin kırık çömlek parçaları ile kaplanmış bir sepet içinde bulunduğunu ve bunun bu hayvanın çok sevildiğinin açık bir kanıtı olduğunu söylüyor.
Mısır'ın başka yerlerinde de bu tip mezarlıklar bulunmuştu. Yaklaşık 8 milyon mumyalanmış köpeğin bulunduğu mezarlık da bunlardan biri. Antik Mısır'ın rahipleri bu tür mumyaları dini öğeler olarak satın almaktaydı. Bu tip mumya hayvanların ritüel amaçlı olarak satın alındığı, bazen sırf bu amaç için yetiştirildiği belirtilmekte. Araştırmacılar bir seçenek olarak Berenike mezarlığındaki hayvanların da bu amaç için bir araya getirilmiş olabileceklerini belirtiyor.



Kaynak Yeniçağ: Mısır’da 2000 yıllık hayvan mezarlığı bulundu



Mısır’da 2000 Yıllık Hayvan Mezarlığı Bulundu

Mısır’daki antik bir kasabada içinde köpeklerin, maymunların ve kedilerin bulunduğu yaklaşık 2000 yıllık bir hayvan mezarlığı bulundu.

Antiquity/Marta Osypińska
Mezarlıktaki bazı hayvanlar, demir tasmalarıyla gömülmüş olarak bulundu. İki yavru kedinin yanında ise devekuşu yumurtası kabuğundan boncuklar bulundu. Araştırmacılar, buradaki hayvanların altına hasırlar döşendiğini veya çanak çömleklerin altına oturtulduklarını, yani hayvanların bir çöp gibi kenara atılmadığını, bu hayvanların kasıtlı olarak gömüldüklerini belirtiyor.
Polonya Bilim Akademisi’nden Marta Osypinska, Journal Antiquity dergisinde yazdığı makalede, buradaki hayvanların gömülme biçiminin, bugüne ait bir değer olarak gördüğümüz insan ile evcil hayvan arasındaki duygusal ilişkiye işaret ettiğini söylüyor.
Antik Mısır’da bu tip hayvan gömüleri bulmak aslında pek şaşırtıcı bir şey değil. Bundan önce de birçok hayvan, sahiplerinin yanına gömülmüş olarak bulunmuştu. Fakat burada ilginç olan, bu hayvanların yanında gömülmüş olan insanların, mezarlık oluşturulduktan 300 yıl sonra buraya gömülmüş olmaları.
Osypinska ve meslektaşları, Kızıldeniz yakınındaki eski Mısır’da bir liman kenti olan Berenike kentinde yürüttükleri kazı sonucunda bu hayvan mezarlığına rastladı. Şehrin özellikle Afrika filleri için savaş alanlarına gidişte bir istasyon görevi görmüş olduğu bilinmekteydi.  Mezarlığın bulunduğu şehrin büyük bir ticaret merkezi olduğu ve 1. ve 2. yüzyıllarda Romalıların elinde bulunduğu bilinmekte.
Romalıların evcil hayvanlarını, özellikle de köpekleri oldukça seviyordu. Berenike’de bulunan bir mezarda Roma’dan ya da Yunanistan’dan getirilmiş bir köpek bulundu. Mastif benzeri köpeğin karnında balık ve keçi etinden yapılmış son yemeğine dair buluntulara da rastlandı. Bu köpeğin kemiklerine yapılan analizler, günümüzde hala birçok köpekte karşılaşılan bir kemik kanserine sahip olduğunu gösterdi. Araştırmacılardan Steven Sidebotham, bu köpeğin kırık çömlek parçaları ile kaplanmış bir sepet içinde bulunduğunu ve bunun bu hayvanın çok sevildiğinin açık bir kanıtı olduğunu söylüyor.
Mısır’ın başka yerlerinde de bu tip mezarlıklar bulunmuştu. Yaklaşık 8 milyon mumyalanmış köpeğin bulunduğu mezarlık da bunlardan biri. Antik Mısır’ın rahipleri bu tür mumyaları dini öğeler olarak satın almaktaydı. Bu tip mumya hayvanların ritüel amaçlı olarak satın alındığı, bazen sırf bu amaç için yetiştirildiği belirtilmekte. Araştırmacılar bir seçenek olarak Berenike mezarlığındaki hayvanların da bu amaç için biraraya getirilmiş olabileceklerini belirtiyor.
Mezarlıkta bir kap içinde gömülmüş köpek. F: Bartosz Wójcik
Kahire Amerikan Üniversitesi’nden Salima İkram, mezarların çok güzel olduğunu ancak burada merak edilmesi gereken şeyin bazı hayvanların atık olarak görülüp görülmediği konusu olduğunu belirtiyor. İkram, Antik Mısır’da evcil hayvan mülkiyetinin önemli bir konu olduğunu, özellikle duvar resimlerinde evcil hayvanlara dair pek çok veri bulmanın mümkün olduğunu söylüyor.
Osypinska, Berenike kedilerinin ritüel amaçlı olarak kullanılan mumyalanmış hayvanların aksine cesetlerinin yanlarına hediyeler bırakılarak gömüldüklerini ve çoğu mezarda bu tip özenli gömülere dair buluntuların söz konusu olduğunu söylüyor.
Berenike’de bulunan mezarlıktaki hayvanların Mısır’da bulunanların ilki olmasa da, muhafaza koşulları düşünüldüğünde dikkat çekici olduğunu belirten Sidebotham,”Bu şehir çoğu şehirden uzakta sert bir hayatın sürdürüldüğü bir yerleşim alanı olmasına rağmen, buradaki kişileri benzersiz kılan bu insanların hayvanları ile birlikte olmak için zaman ayırabilmiş ve çaba göstermiş olmaları” diyor.
Kaynak: http://arkeofili.com/misirda-2000-yillik-hayvan-mezarligi-bulundu/

31 Ekim 2019 Perşembe

Kolye, 700 M.Ö. Sudan, Napatan ;. Aslan kafası

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar
Kolye, 700 M.Ö. Sudan, Napatan ;. Aslan kafası bileşeni, Mısır, muhtemelen Yeni Krallık, Geç Dönem, Hanedanı 25 c

26 Ekim 2019 Cumartesi

ANPU Hakkında Meraklı gerçekler (Anubis)





Fotoğraf açıklaması yok.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi

Fotoğraf açıklaması yok.
Fotoğraf açıklaması yok.




ANPU Hakkında Meraklı gerçekler (Anubis)


* Anubis Mısır tanrı için Yunan adıdır. Antik Mısır'da, o ANPU olarak biliniyordu

* Ölüler Kitabı sık sık tahnit ritüelleri çakal maskesi takmış rahipleri gösterir

* Anubis (o Set tarafından öldürüldükten sonra) İsis ve Nephthys ilk mumyalama başkanlık önce Osiris'in bedenini yeniden sağladı

Anubis'le ilişkili * Diğer semboller harman döven, bir caniyi ve asa dahil. Yelken O Kolunuzun onunla tasvir edilmiştir. Gıda sağlayıcısı olarak Firavun'un rolünü sembolize bir tarım aracı oldu

* Imuit fetiş yakından Anubis'e ilgiliydi. Mezar bir direğe asılı ve yerleştirildi başsız, doldurulmuş hayvan derisini temsil etti. Altın Imuit fetişler Hatshepsut ve Tutankamon'un mezarı bulundu

* Krallar Vadisi'nde çoğu mezarlar dokuz yaylarını boyunduruğumuz of Bows Çakal Cetvel (Mısır düşman) olarak Anubis'in bir görüntü ile mühürlenmiş

* Anubis'e Oyma dualar en eski Mısır mezarlarında bulunmuş

o Nil'ın bereketli alüvyon rengini andıran olarak * Anubis'in karakteristik siyah renk de doğurganlığı ve yeniden doğuşunu sembolize

* Yeraltı tanrısı olarak Anubis ogdoad, Eski Krallık döneminde Hermopolis ibadet sekiz ilkel tanrılara aslen ilgili oldu

* Anubis Unas Piramidi Metinlerde Eye of Horus ile ilişkilidir. Eye of Horus da ölülere rehberlik yapıyordu ve Osiris'in vücudunun arayışında yardımcı

* Çünkü onun mumyalama becerilerinin Anubis ona anesteziyoloji hamisi yapılmış büyük bir anatomik bilgi kazanmış

* Efsane Anubis'in rahipler yetenekli bitkisel şifacılar vardı o var

nedeniyle onun cenaze rolüne Anubis'e verilen * Diğer lakaplar (yani ölü), "Kutsalların Rab "yeteneklerin Batılıların" yukarıdan nöbet tutan atıfta bulunarak, (yani Nekropol) "Onun Dağ'a kim" olduğunu Kara "ve" O kim "Mumyalama Mahallinde mı.